1 haftalık güzel bir tatilin ardından yine İstanbul'dayım. Ne kadar adı tatil olsa da eve gelince yorulduğunu fark ediyor insan.. Bu sene tatil için Tekirdağ' a çocukluğumun geçtiği köye gittim. Amcamlar kuzenler yengemler filan orada yaşıyorlar. ilk 2 günü orada geçirdim. Uzun zamandır gitmiyordum özlemişim orayı. Her yerinde çocukluğumla ilgili küçük hatıralar var. Bahçedeki dut ağacı mesela. Ona tırmanıp dut yemek en büyük keyfimdi. Tabi düştüğümde olmuştur birkaç sefer. Orda her şey taze dalından koparıp yiyebiliyorsun birçok meyve ve sebzeyi. Farklı bir keyif veriyor buda insana.
Hatıralarımın dışında da sevdiğim yanları var tabi buranın. İnsanı gerçekten dinlendiriyor mesela. Hele geceleri.. Yıldızlar o kadar yakın gözüküyor ki saatlerce oturup izlenebilecek bir güzellik bu. Köyüm diye söylemiyorum güzeldir yani :))
Şimdi bir düğün vesilesiyle buradayız. Buradayız diyorum çünkü tüm aile burada. Bütün kuzenlerim, amcamlar halamlar hepsi bu da burda olmayı daha keyifli hale getiriyor. Hep beraber olmanın birlikte bir şeyler yapmanın yeri ayrıdır benim için. Paha biçilemez.. O yüzden iyiki kalabalık ve hep beraber olan bir aileye sahibim diyorum.
Şu gördüğünüz ailemizin küçük üyesi Ege, yanındaki de Dostum. Ege koymuş ismini. Hayvanları pek sever kendisi. Bu fotoğraftan bir önceki pozda Dostum' u kaybediyorduk nerdeyse.. nasıl mı? Anlatıyım.. Ege ' ye "gel seninle köpeğin fotoğrafını çekiyim" dedim. Önce beni " o köpek değil Dostum" diye azarladıktan sonrada hayvanı kafasında yakaladı ve kucakladı elinden almasam sanırım çekemicektik bu pozu. Hayvan o yüzden fotoğrafta masum masum kendini Ege'ye teslim etmiş durumda. İlğinç olan şeyse her hayvanı böyle seviyor ve tırmalamıyorlar bile onu. Böyle sevdiği 1 civcivi 2 kedisi var. ( hala hepsi yaşıyor)...
Güzel ve dinlendirici geçen 2 günden sonra ben ve 5 kuzenim Şarköy-Aşağıkalamış' a halamların yazlığına geçtik. Açık söyliyim hayran kaldım oraya. Hem çok sakin hemde konum olarak müthiş bir yerde. Deniz resmen ayaklarınızın altında. İşte buda resmi..
3 gün boyunca burda ve Şarköy merkez de günde en az 5 saati denizde olmak üzere müthiş güzel ama birazcıkta yorucu bir sefa sürdüm. Dedim ya kalabalığı seven birisiyim, tek başına yapılmış sakin dinlendirici bir tatil yerine, kalabalık bir şekilde ailemle, kuzenlerimle veya arkadaşlarımla yapılan yorucu bir tatili tercih ederim.
Bu 3günlük deniz tatilinin arasına birde doğa gezisi sığdırdım ben:). Ama onu daha sonra ayrıca anlatıcam. Neyse, 3 ünlük deniz tatili de biraz esmerleşmiş olarak sona erdi.
Bu bir haftalık dolu dolu tatili son gününe de düğünü sığdırarak ve ayaklarımız ağrıyana kadar oynayarak tamamladım.Ama sanırım hayatımdaki en güzel tatildi. Biraz sakin biraz hareketli, biraz dinlendirici biraz yorucu içinde her şeyden biraz barındıran güzel bir tatil oldu bende paylaşmak istedim... hadi bakalım :)
25 Temmuz 2011 Pazartesi
17 Temmuz 2011 Pazar
Bitti
Ve sonunda bitti. 7-8 aylık bir çalışmanın ardından bugün sınavımızı olduk. Sınav için genel olarak iyi geçti diyebiliriz. Ama şu anda benim için asıl önemli olan omuzumdaki yükün kalkmış olması. Nasıl rahatladım anlatamam. Şimdi mi _? Şimdi tatil planları başladı. Yarın tatile çıkıyorum bir haftada atıcam bütün yorgunluğunu bu 8 ayın. Deniz Kum ve Güneş. Sonrası yine tempo. İdmanlar maçlar filan.
Hepsinin üstesinden geliyorum da yalnızlık biraz zorluyor bu arlar. 4*3 lük hep hayat benim için biri eksik kalıyor genelde. Kader kısmet dicem artık. Kaderde varsa böyle birşey. O bir yerlerde beni bekliyor demektir Nasıl karşılaşıcaz, nezaman gelicek kafamdaki birkaç sorudan biri sadece. Neyse daha fazlası gevezeliğe giricek yeter. hadi eyvallah.. Son bir cümle:
"Hayat bir labirenttir ve bizler bu labirentte yolunu arayan insanlarız. Hayatı zevkli kılan da bu oyunu oynamaktır ."
Hepsinin üstesinden geliyorum da yalnızlık biraz zorluyor bu arlar. 4*3 lük hep hayat benim için biri eksik kalıyor genelde. Kader kısmet dicem artık. Kaderde varsa böyle birşey. O bir yerlerde beni bekliyor demektir Nasıl karşılaşıcaz, nezaman gelicek kafamdaki birkaç sorudan biri sadece. Neyse daha fazlası gevezeliğe giricek yeter. hadi eyvallah.. Son bir cümle:
"Hayat bir labirenttir ve bizler bu labirentte yolunu arayan insanlarız. Hayatı zevkli kılan da bu oyunu oynamaktır ."
14 Temmuz 2011 Perşembe
Sezon Açıldı
Uzun zamandır bunu bekliyordum. Yeni takımımla ilk idmanıma çıktım dün. O kadar bunalmışım o kadar daralmışım ki şu DGS muhabbetinden, nasıl rahatladım anlatamam. Alışık değilim böyle sınav durumlarına. Daha önce de hazırlanmadım hiç bir sınava bu kadar. Orta okulda okul puanımız vardı. Lisede de geçiş hakkımız. Rahattık yani :)
Küçüklüğümden beri spor yapıyorum. Artık benim için deşarj olmanın en iyi yolu oldu sanırım. Boş durduğumda bir suçluluk hissediyordum şu sıralar sanırım sınav stresi diyorlar buna. Onuda bıraktım dün sahada :) Son 2 gün kaldı artık. Bir an önce bitirip kafamı tamamen boşaltmak istiyorum. Sınavdan çıktığım an arındırıcam kendimi DGS'den. :) Bukadar emek sarf ettik inşallah eski adıyla ÖSS'de ( şimdiki adını bilmiyorum:) yaptıkları gibi bir şey yapmazlar bizede. Baksana sezon diye başladık tekrar sınava geldi konu. Yok yok başa bela bu sınavlar. hadi eyvallah.. Tekrar gelicem... Arınmış olarak ;)
13 Temmuz 2011 Çarşamba
Yazmak
Bu blog bende yazma isteğini körükledi sanırım. Dün gece birsürü şey geldi aklıma. 'Şunuda yazıyım, bunu da yazıyım' diye düşündüm baya. Yazmanın bu kadar keyif vericeğini bilsem daha önce başlardım yaw. Şimdi aklımda burasıyla ilgili birsürü şey var. Dökücem hepsini yavaş yavaş. Ama önce DGS...
12 Temmuz 2011 Salı
Merhaba
Bir merhaba diyim dedim. Aklıma geldikçe yazıcam söz. Ama önce şu DGS yi atlatmam lazım. Görüşmek üzere.. ;) Son 4...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





