25 Kasım 2012 Pazar

Hoş Geldin..

    Artık bir şeyler yazılmalı sanırım buraya. Ne kadar zaman oldu bilmiyorum çokta umrumda değil :) ancak buraya yazmamı birisine borçluyum. Uzun zamandır beklediğim birisine. Bana gerçek mutluluğu yaşatan birisine. 
     Nasıl anlatılır nasıl başlanır böyle şeylere bilmiyorum. Herkesin vardır hayallerini süsleyen biriler veya ilk aşkları. Bazen efkarlı bir gecede, bazen gece yastığa başını koyduğunda aklına gelir hani. İşte benim hayalim yanımda artık. 
      Aslında 6 senedir tanıyoruz birbirimizi. Ama bazı şeyleri yaşamamız gerekiyormuş buraya gelmek için. Bunu başka bir açıklaması olacağını sanmıyorum. Zamanmış ihtiyacımız olan aslında. ve şimdi o zaman doldu. Şimdi bizim sıramız diyebilirim. 
     Neyse fazla uzatmıcam olayı bu konularda pek yazı yazamam, (olayı vıcık vıcık yapmak ta istemiyorum anlıcanız) son zamanlarda her şey o kadar güzel gidiyor ki böyle bir şey yazmak istedim.( Maşallah deyin lan)  
Sonuç olarak ta Tek diyeceğim iyi ki  geldin. 
Sen ihtiyacım olan her şeysin...:) 





Bu klibide seviyorum. Bana hep onu hatırlattığı için. :)

5 Şubat 2012 Pazar

Yapılacak çok şey var çok..

  Evet geldim yine bloğuma. Ne yazıcam ne söylicem bilmiyorum. O yüzden şaçmalayabilirim baştan söyliyeyim. Ne kadar zor birşeymiş bu hislerini kelimelere dökmek. Açık söyliim canım sıkkın. Hemde çok. Ama ne dicem nasıl anlatıcam bilmiyorum. Çözüm ne onuda bilmiyorum. Bir köşeye çekilip kafa dinlemek olabilir bir süre belki :/ Yorulmuşta değilim aslında. Dinlenmek isemiyorum bir süre kafa dinlemek sadece. Çok yoğun oldu hayat şu sıralar. Su gibi akıp geçiyor valla zaman anlamıyorum bile... P.tesi bir başlıyor hafta sanki gün gibi geçiyor. Değişen tek şey yine tarih.
 Çevremde herşey güzel gidiyor. Herhangi bir kötü durum da yok. ( Maşallah dielim:) Ama neden böyle oluyor bilmiyorum. Şımarıklık diceksiniz belki ama. Değilim öyle biri. Tamam herşey güzel problem yok ama birşey/biri eksik. O şey de tam ortasında hayatımın ve tüm dengeyi bozuyor. Bir an önce toplamam lazım böyle gitmicek bu farkındayımda aslında. Dağıttım iyice ama böyleyim şu sıralar napalım çekiceksiniz :) Kızıyorum kendime tabi   böyle şeyler yaptığım için. Yanlış bişimi yapıyorum ona da karar vermiş değilim. İnsan sonuna kadar kovalamalı mı aşkı ? Yoksa bir yerde vazmı geçmeli artık? tamam da bu sorunun içindeyim işte. Bir çıkış lazım.. Aramaktayım...
 Kafa dinlemek diyorduk bide dimi. Nerdeee. iş var güç var. Bu hafta antrenmanlar başlar. Açık ögretim geliyor ders çalışmak lazım. Bir köşede beni bekleyen ingilizce eğitim seti var. Yaza kadar bitirmem lazm onu. Anam çıldırcam valla kaçıcam gidicem en sonunda. Ama gördüm ki yalnız değilim benim gibileri var. Onlarda bunalmışlar. Yani tek değilim...Bu biraz sevindirici :) Neyse işte sıkıntılardayım son zamanlarda. İşin özeti bu. En yakın zamanda kafayı toplayıp girişmem lazım bu işlere.Tekrar görüşmek üzere. Haydi bana kolay gele.
         

      Bu da Şarkım..   ;)

29 Ocak 2012 Pazar

Ama...

Aslında yazacağım o kadar şey var ki. Bitip tükenene kadar anlatmak istiyorum herşeyi. Dökeyim içimi rahatlayayım diyorum ama... Ama işte uygun kelimeleri bulmak toparlamak işin zor kısmı. Belkide bazı yaşanılanlar kelimelere dökülemiyordur. Belkide benim beceriksizliğim kim bilir. Sıkkın canım bu sıralar. Konuşmak istiyorum onunla uzun uzun. Sohbet etmek. Hiçbir şeyden çekinmeden apaçık, doğru dürüst anlatmak herşeyi ona. Okadar iyi gelirdi ki bana anlatamam. Neyse fazla uzun yazmıcam bugün..Şarkımı paylaşayım öyle gidiyim.. Eski bir şarkı ama iyidir...        şarkım...

26 Ocak 2012 Perşembe

PLATONİİİİKKKK


Hayat bayağılaştı yine . Ne yapıyorum ne ediyorum, günler nasıl geçiyor sorsanız söyleyemem. Ne yaptığımı bende bilmiyorum çünkü. Derin düşüncelerde buluyorum kendimi. Aklımın ücra köselerinde bir yerlerde saklı kalanı dışarı çıkarttım, oyalıyorum kendimi onunla. Ne kadar saçmaladığımın farkındayım aslında ama ne vazgeçebiliyorum nede onunla yaşayabiliyorum. Bağımlısı değilim ama bazen ihtiyaç duyuyorum bir sözüne veya bir resmine. Her insanın vardır hayatında böyle biri illaki. Şimdi bunu okuyanlar benim yok ki demesin hiç. Yemezler. Amaa o kadar uzun zaman oldu ki alışkanlık yaptı bende bu. Bağlanmak bu olsa gerek. Ne güzel demişler; “Neler yaptığını bilmeme rağmen senden vazgeçememem ne garip!!! “ Derlerya ilk aşk unutulmazmış diye artık  oraya bağlıyorum olayı.
He sorucaksınız kimse gelmedi mi yerini doldurmaya diye. Geldi buldum birkaç kişi. Sırf yerini doldursun diye tuttum bir süre yanımda. Olmadı.. Üstüne birde suçluluk duygusu eklendi. “Neden kullanıyorsun onu” diye. Baktım ikisi üst üste olmuyor ayırdım yolumu. Sonra mı ?... Platonik yaşamaya devam aşkı… Doğru biri çıkana kadar. Öyle işte son zamanlardaki durumum budur. Haydi NOS VEMOS… ;)

14 Ocak 2012 Cumartesi

Benim hayatım..

 Garip bir rutinliğin içindeyim şu sıralar. Sıkıldım ama bir yandan da kabullenmiş gibiyim. Tekrarlıyor günler kendini. Mesela bu hafta neler yapıcağımı söyleyebilirim size. Yazdığım bu programında pek dışına cıkmıcağımdanda eminim. Böyle biri değilim, olmakta istemiyorum. Bu yüzden de planlar yapmaya başaldık:) nekadar yapabileceksek artık :) Hemde büyük çaplı. Uygulıcaz inş bunları.
  Şu sıralar bir kartepe planı var haftaya ona gidicez. Yazın başlarında da yurt dışına. Güzel olcak gibi ama bakalım..
  Neyse işte böyle ufak değişikliklerle toplamaya çalışıyorum kendimi. Genel olarak bakarsak mutluyum ama. Sağlıklıyım ve sevdiğim bir işim var. Hayat rutin gitse ne olur, illaki hareketlendiricek birileri çıkıyor.
  Birde şu sıralar çevrede olup bitenler çok gözüme batıyor. Mesela insanların hayatında iz birakanlara özeniyorum valla. Ölümünün üzerinden onca sene geçmesine rahmen hatırlanan insanlar. Örneğin Barış Manço. Benim hayatımdaki yeri ayrıdır. Şimdi anlatmıcam yok böyledir yok şöyledir die merak etmeyn. :)
   Gerçi her insanın hayatında vardır dimi böyle insanlar. Ünlü olsun olmasın. Birileri iz bırakmıştır illaki herkezin hayatında.  Zaten o izlerle hatırlıyoruz geçmişi. Hatırlayıp gülümseyip saklıyoruz yine çıkarttığımız yere.
  Bazen ister istemez açıyor insan eski defterleri. İzliyorum uzaktan bende iz bırakan O kişiyi haberi olmasada. Ama kötü duruma düştüğünü görmek için değil. Eger düşerse kaldırmak için izliyorum. Başka çünkü bendeki yeri. Nekadar doğru nekadar yanlış tartışılır ama bu da benim, kim ne derse desin...
  Neyse uzattık sözü yeterince.. Biraz sohbet havasında geçti ama idare edin artık... ;)

20 Aralık 2011 Salı

    Slmlar sana bloğum.. :) Anlatıcak bir sürü şey var aslında ama yorğunum yazamıcam okadar. İş, spor ve birkaç aktivite şeklinde ilerliyor hayat.
     Bu sıralar yorğunluktan şikayetciyim. Aslında güçlü birisiyim dayanırım, kaldırırım bunu ama manevi destek vericek birine ihtiyacım var artık. Ailem dışında tabiki onlar herzaman destekçim sağolsunlar.     Nese anladın sen onu. Bir ara sana uzun uzun herşeyi anlatmak dileğiyle. baş baş :)
 
  Bu da şarkım :)

27 Kasım 2011 Pazar

Oyalıyorum kendimi...

  Selamlar millet. Ben geldim uzunca bir mola verdik buraya bi bakim dedim ne var ne yok :) Ben su sıralar rutin, güzel ama bir okadar da yoğun bir hayatın içinde koşturmaktayım. Hoşuma giden şeyler de oluyor ters giden şeylerde. Ama bunlarda hayatın parçası deyip keyifle izliyorum olan biteni. Birde elimdekiler yetmezmiş gibi yeni yeni uğraşlar çıkarıyorum kendime. Birkaçı dışında bırakıyorum sonra hepsini 1-2 güne :) Gecen gün hikaye yazma konusunda bir muhabbet açıldı arkadaşlarla aramızda. Eve geldiğimde kendimi saçma sapan hikayeler tasarlarken buldum sonra. Bir kısım yazıyım sizede ama gülmek yok bozuşuruz :) Hikayenin özeti şu: Yaşlı bir adamın günlüğü adam öldükten uzun bir zaman sonra bir gencin eline geciyor. Önceleri pek iplemiyor bunu bu eleman ama bir iki karıştırdıktan sonra hayatndan kesitler buluyor içinde. Günlüğün ilk kısmında şunlar yazıyor: " Yanlız ve sıkıcıydı hayat. Birkaç dostumdan başka bana destek olan kimse yoktu hayatımda. Belki olurdu ama ben izin vermedim biraz da buna. kapatmıştım kapılarımı kilitlemiştim. Bırak içeriye birini almak, birinin kafasına uzatıp merhaba demesine bile izin vermez olmuştum. Olmuştum diyorum. Çünkü bugün araladım o kapıyı bir adım attım sonra bir adım daha. Baktım ki kimse dönüp bakmıyor akıyor hayat...." diye devam ediyor dostlar.
    Nasıl ? baştan söyliim kötü eleştirilere açık değilim :) Buda benim bir kaç günlük uğraşım keyif verdi biraz, bir kısmını paylaşıım dedim. Haydi görüşürük...