14 Ocak 2012 Cumartesi

Benim hayatım..

 Garip bir rutinliğin içindeyim şu sıralar. Sıkıldım ama bir yandan da kabullenmiş gibiyim. Tekrarlıyor günler kendini. Mesela bu hafta neler yapıcağımı söyleyebilirim size. Yazdığım bu programında pek dışına cıkmıcağımdanda eminim. Böyle biri değilim, olmakta istemiyorum. Bu yüzden de planlar yapmaya başaldık:) nekadar yapabileceksek artık :) Hemde büyük çaplı. Uygulıcaz inş bunları.
  Şu sıralar bir kartepe planı var haftaya ona gidicez. Yazın başlarında da yurt dışına. Güzel olcak gibi ama bakalım..
  Neyse işte böyle ufak değişikliklerle toplamaya çalışıyorum kendimi. Genel olarak bakarsak mutluyum ama. Sağlıklıyım ve sevdiğim bir işim var. Hayat rutin gitse ne olur, illaki hareketlendiricek birileri çıkıyor.
  Birde şu sıralar çevrede olup bitenler çok gözüme batıyor. Mesela insanların hayatında iz birakanlara özeniyorum valla. Ölümünün üzerinden onca sene geçmesine rahmen hatırlanan insanlar. Örneğin Barış Manço. Benim hayatımdaki yeri ayrıdır. Şimdi anlatmıcam yok böyledir yok şöyledir die merak etmeyn. :)
   Gerçi her insanın hayatında vardır dimi böyle insanlar. Ünlü olsun olmasın. Birileri iz bırakmıştır illaki herkezin hayatında.  Zaten o izlerle hatırlıyoruz geçmişi. Hatırlayıp gülümseyip saklıyoruz yine çıkarttığımız yere.
  Bazen ister istemez açıyor insan eski defterleri. İzliyorum uzaktan bende iz bırakan O kişiyi haberi olmasada. Ama kötü duruma düştüğünü görmek için değil. Eger düşerse kaldırmak için izliyorum. Başka çünkü bendeki yeri. Nekadar doğru nekadar yanlış tartışılır ama bu da benim, kim ne derse desin...
  Neyse uzattık sözü yeterince.. Biraz sohbet havasında geçti ama idare edin artık... ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder