Aslında yazacağım o kadar şey var ki. Bitip tükenene kadar anlatmak istiyorum herşeyi. Dökeyim içimi rahatlayayım diyorum ama... Ama işte uygun kelimeleri bulmak toparlamak işin zor kısmı. Belkide bazı yaşanılanlar kelimelere dökülemiyordur. Belkide benim beceriksizliğim kim bilir. Sıkkın canım bu sıralar. Konuşmak istiyorum onunla uzun uzun. Sohbet etmek. Hiçbir şeyden çekinmeden apaçık, doğru dürüst anlatmak herşeyi ona. Okadar iyi gelirdi ki bana anlatamam. Neyse fazla uzun yazmıcam bugün..Şarkımı paylaşayım öyle gidiyim.. Eski bir şarkı ama iyidir... şarkım...
29 Ocak 2012 Pazar
26 Ocak 2012 Perşembe
PLATONİİİİKKKK
Hayat bayağılaştı yine . Ne yapıyorum ne ediyorum, günler
nasıl geçiyor sorsanız söyleyemem. Ne yaptığımı bende bilmiyorum çünkü. Derin
düşüncelerde buluyorum kendimi. Aklımın ücra köselerinde bir yerlerde saklı
kalanı dışarı çıkarttım, oyalıyorum kendimi onunla. Ne kadar saçmaladığımın
farkındayım aslında ama ne vazgeçebiliyorum nede onunla yaşayabiliyorum.
Bağımlısı değilim ama bazen ihtiyaç duyuyorum bir sözüne veya bir resmine. Her
insanın vardır hayatında böyle biri illaki. Şimdi bunu okuyanlar benim yok ki
demesin hiç. Yemezler. Amaa o kadar uzun zaman oldu ki alışkanlık yaptı bende
bu. Bağlanmak bu olsa gerek. Ne güzel demişler; “Neler yaptığını bilmeme rağmen
senden vazgeçememem ne garip!!! “ Derlerya ilk aşk unutulmazmış diye artık oraya bağlıyorum olayı.
He sorucaksınız kimse gelmedi mi yerini doldurmaya diye.
Geldi buldum birkaç kişi. Sırf yerini doldursun diye tuttum bir süre yanımda.
Olmadı.. Üstüne birde suçluluk duygusu eklendi. “Neden kullanıyorsun onu” diye.
Baktım ikisi üst üste olmuyor ayırdım yolumu. Sonra mı ?... Platonik yaşamaya
devam aşkı… Doğru biri çıkana kadar. Öyle işte son zamanlardaki durumum budur. Haydi
NOS VEMOS… ;)
14 Ocak 2012 Cumartesi
Benim hayatım..
Garip bir rutinliğin içindeyim şu sıralar. Sıkıldım ama bir yandan da kabullenmiş gibiyim. Tekrarlıyor günler kendini. Mesela bu hafta neler yapıcağımı söyleyebilirim size. Yazdığım bu programında pek dışına cıkmıcağımdanda eminim. Böyle biri değilim, olmakta istemiyorum. Bu yüzden de planlar yapmaya başaldık:) nekadar yapabileceksek artık :) Hemde büyük çaplı. Uygulıcaz inş bunları.
Şu sıralar bir kartepe planı var haftaya ona gidicez. Yazın başlarında da yurt dışına. Güzel olcak gibi ama bakalım..
Neyse işte böyle ufak değişikliklerle toplamaya çalışıyorum kendimi. Genel olarak bakarsak mutluyum ama. Sağlıklıyım ve sevdiğim bir işim var. Hayat rutin gitse ne olur, illaki hareketlendiricek birileri çıkıyor.
Birde şu sıralar çevrede olup bitenler çok gözüme batıyor. Mesela insanların hayatında iz birakanlara özeniyorum valla. Ölümünün üzerinden onca sene geçmesine rahmen hatırlanan insanlar. Örneğin Barış Manço. Benim hayatımdaki yeri ayrıdır. Şimdi anlatmıcam yok böyledir yok şöyledir die merak etmeyn. :)
Gerçi her insanın hayatında vardır dimi böyle insanlar. Ünlü olsun olmasın. Birileri iz bırakmıştır illaki herkezin hayatında. Zaten o izlerle hatırlıyoruz geçmişi. Hatırlayıp gülümseyip saklıyoruz yine çıkarttığımız yere.
Bazen ister istemez açıyor insan eski defterleri. İzliyorum uzaktan bende iz bırakan O kişiyi haberi olmasada. Ama kötü duruma düştüğünü görmek için değil. Eger düşerse kaldırmak için izliyorum. Başka çünkü bendeki yeri. Nekadar doğru nekadar yanlış tartışılır ama bu da benim, kim ne derse desin...
Neyse uzattık sözü yeterince.. Biraz sohbet havasında geçti ama idare edin artık... ;)
Şu sıralar bir kartepe planı var haftaya ona gidicez. Yazın başlarında da yurt dışına. Güzel olcak gibi ama bakalım..
Neyse işte böyle ufak değişikliklerle toplamaya çalışıyorum kendimi. Genel olarak bakarsak mutluyum ama. Sağlıklıyım ve sevdiğim bir işim var. Hayat rutin gitse ne olur, illaki hareketlendiricek birileri çıkıyor.
Birde şu sıralar çevrede olup bitenler çok gözüme batıyor. Mesela insanların hayatında iz birakanlara özeniyorum valla. Ölümünün üzerinden onca sene geçmesine rahmen hatırlanan insanlar. Örneğin Barış Manço. Benim hayatımdaki yeri ayrıdır. Şimdi anlatmıcam yok böyledir yok şöyledir die merak etmeyn. :)
Gerçi her insanın hayatında vardır dimi böyle insanlar. Ünlü olsun olmasın. Birileri iz bırakmıştır illaki herkezin hayatında. Zaten o izlerle hatırlıyoruz geçmişi. Hatırlayıp gülümseyip saklıyoruz yine çıkarttığımız yere.
Bazen ister istemez açıyor insan eski defterleri. İzliyorum uzaktan bende iz bırakan O kişiyi haberi olmasada. Ama kötü duruma düştüğünü görmek için değil. Eger düşerse kaldırmak için izliyorum. Başka çünkü bendeki yeri. Nekadar doğru nekadar yanlış tartışılır ama bu da benim, kim ne derse desin...
Neyse uzattık sözü yeterince.. Biraz sohbet havasında geçti ama idare edin artık... ;)
20 Aralık 2011 Salı
Slmlar sana bloğum.. :) Anlatıcak bir sürü şey var aslında ama yorğunum yazamıcam okadar. İş, spor ve birkaç aktivite şeklinde ilerliyor hayat.Bu sıralar yorğunluktan şikayetciyim. Aslında güçlü birisiyim dayanırım, kaldırırım bunu ama manevi destek vericek birine ihtiyacım var artık. Ailem dışında tabiki onlar herzaman destekçim sağolsunlar. Nese anladın sen onu. Bir ara sana uzun uzun herşeyi anlatmak dileğiyle. baş baş :)
Bu da şarkım :)
27 Kasım 2011 Pazar
Oyalıyorum kendimi...
Selamlar millet. Ben geldim uzunca bir mola verdik buraya bi bakim dedim ne var ne yok :) Ben su sıralar rutin, güzel ama bir okadar da yoğun bir hayatın içinde koşturmaktayım. Hoşuma giden şeyler de oluyor ters giden şeylerde. Ama bunlarda hayatın parçası deyip keyifle izliyorum olan biteni. Birde elimdekiler yetmezmiş gibi yeni yeni uğraşlar çıkarıyorum kendime. Birkaçı dışında bırakıyorum sonra hepsini 1-2 güne :) Gecen gün hikaye yazma konusunda bir muhabbet açıldı arkadaşlarla aramızda. Eve geldiğimde kendimi saçma sapan hikayeler tasarlarken buldum sonra. Bir kısım yazıyım sizede ama gülmek yok bozuşuruz :) Hikayenin özeti şu: Yaşlı bir adamın günlüğü adam öldükten uzun bir zaman sonra bir gencin eline geciyor. Önceleri pek iplemiyor bunu bu eleman ama bir iki karıştırdıktan sonra hayatndan kesitler buluyor içinde. Günlüğün ilk kısmında şunlar yazıyor: " Yanlız ve sıkıcıydı hayat. Birkaç dostumdan başka bana destek olan kimse yoktu hayatımda. Belki olurdu ama ben izin vermedim biraz da buna. kapatmıştım kapılarımı kilitlemiştim. Bırak içeriye birini almak, birinin kafasına uzatıp merhaba demesine bile izin vermez olmuştum. Olmuştum diyorum. Çünkü bugün araladım o kapıyı bir adım attım sonra bir adım daha. Baktım ki kimse dönüp bakmıyor akıyor hayat...." diye devam ediyor dostlar.
Nasıl ? baştan söyliim kötü eleştirilere açık değilim :) Buda benim bir kaç günlük uğraşım keyif verdi biraz, bir kısmını paylaşıım dedim. Haydi görüşürük...
Nasıl ? baştan söyliim kötü eleştirilere açık değilim :) Buda benim bir kaç günlük uğraşım keyif verdi biraz, bir kısmını paylaşıım dedim. Haydi görüşürük...
9 Ekim 2011 Pazar
Büyüdük be!!!
Selamlarrr. Ben geldim.. Eve şimdi girdim yorucu bir maçtan sonra dinle sürecindeyim. Çok stresli geçti ya. Ama yendik 2-1. Asıl bahsediceğim konu bu değil aslında. Konu: Zaman..
Ne çabuk, ne hızlı geçiyor. Ancak bukadar hızlı geçerken de sana hiç unutmayacağın dersler verip olgunlaştırıyor. Farkında olmadan büyütüyor seni. Olaylara verdiğin tepkileri düşününce harbiden büyümüşüm diyorsun. Çabuk sinirlenmiyorsun, bağırsalar çağırsalarda mantıklı hareket etmeye çalışıyorsun. Başıma geldi geçenlerde. Takımdan genç bir arkadaşım olur olmaz laflar etti. Normalde olsa kesin kavga gürültü çıkardı ama o gün iyi yanıma mı geldi yoksa gerçekten büyüdümmü bilmiyorum hiçbirşey olmadı gayet normal bir şekilde konuştum ve bitti. Sonradan düşününce vay anasını ya afferim bana dedim harbiden :)
Diğer bir konuda aşk ta tecrübe. Bu sadece yaşayarak mı kazanılır? Yoksa aşksız kaldıkça mı ? Ben 2. sini yaşıyorum valla. Uzun zaman oldu. Yadırgamıyorum da ama. Değerini böyle anlıyor insan. Sanırım bulunca bu işime yarıcak. Haydi kalın sağlıcakla ;)
Ne çabuk, ne hızlı geçiyor. Ancak bukadar hızlı geçerken de sana hiç unutmayacağın dersler verip olgunlaştırıyor. Farkında olmadan büyütüyor seni. Olaylara verdiğin tepkileri düşününce harbiden büyümüşüm diyorsun. Çabuk sinirlenmiyorsun, bağırsalar çağırsalarda mantıklı hareket etmeye çalışıyorsun. Başıma geldi geçenlerde. Takımdan genç bir arkadaşım olur olmaz laflar etti. Normalde olsa kesin kavga gürültü çıkardı ama o gün iyi yanıma mı geldi yoksa gerçekten büyüdümmü bilmiyorum hiçbirşey olmadı gayet normal bir şekilde konuştum ve bitti. Sonradan düşününce vay anasını ya afferim bana dedim harbiden :)
Diğer bir konuda aşk ta tecrübe. Bu sadece yaşayarak mı kazanılır? Yoksa aşksız kaldıkça mı ? Ben 2. sini yaşıyorum valla. Uzun zaman oldu. Yadırgamıyorum da ama. Değerini böyle anlıyor insan. Sanırım bulunca bu işime yarıcak. Haydi kalın sağlıcakla ;)
1 Ekim 2011 Cumartesi
My LiFe
Bu aralar pek güzel pek tıkırında gidiyor herşey. İşe başladığımı söylemiştim size. Çok ta mutluyum valla, işimi aciip seviyorum. Cevreme baktığım zaman nekadar da çalıştığı işten memnun olmayan insan olduğunu görüp bir kere daha şükrediyorum valla. "Nekadar da şanslıyım!!" diyorum. Bazılarıda varki (onlara fena dalasım var) çok güzel, çok rahat bir işe sahipler ama hala oflayıp puflayıp, yakına yakına gidip geliyorlar işlerine. İçinde bulunduğu durumdan yakınmak yerine, iyi yanlarını bulup birazda kendisi çabalayıp mutlu olmayı başaran insanlar kafadan 1-0 öndedirler zaten. Bu grubun içinde olmak güzel :)
Çalışmanın bana bukadar iyi geliceğini düşünmezdim. Herşey daha bi düzene girdi planlı hareket etmeler başladı. Bende şaşkının bu duruma ama oldu valla. Birde insan çalışırken zamnın nasıl geçtiğini anlamıyor gerçekten. P.tesi günü geçtimi bir bakmışsın Cuma gelmiş. Şaka maka bir ay olmuş ben işe başlayalı.
Neyse iş hayatıda böyle akıp gidiyor benim. Bir yandan da akşamları antrenmanlara devam ediyoz. Bu arada lig başladı bizim 2 hafta oldu. Ama ben ne yaptım daha ilk haftadan kırmızı kart gördüm ve 2. haft yani bu hafta takımımı tribünden izledim :/ Ama haftaya oynuyorum. Büyük ders oldu bana yada tecrübe mi desek. Birdaha gereksiz yere kart görmiceğimden adım gibi eminim artık. Hayır kendi içimde kendimle hesaplaşmam yetmiyormuş gibi klüpteki tüm yöneticiler bu gün tribünde gereksiz yere kart görmek ve takımı yanlız bırakmak hakkında 20-25 dk konferans verdiler bana. Durumumu siz düşünün :)
İşte futbol hayatıda böyle devam ediyor. Bunlar dışında yapmayı planladığım birkaç birşey daha var. Açık öğretim kaydımı yaptırıcam ekim sonunda. Dersler iyice yoğunlaşmadan şu elimdeki ingilizce eğitim setini bitirmeyi düşünüyorum. Eğitimimede böyle devam edicem.Birazda gitarıma ağırlık vericem iyice boşladım onuda. Bunların arasına bir de kız arkadaş sıkıştırdım mı tadından yinmez valla bu hayat :) hadi kalın sağlıcakla ;)))Bu da şarkım. Haydi bakalım :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)